Cumhuriyetin 84. yılını şehitlerimizin acısıyla buruk, ama bayrağı onların bıraktığı yerden almak coşkusu, ve vatan sevgisi içinde bir coşku seliyle, 70 milyon tek yürek olup kutladık.
Yukarıdaki başlık olan sözler aslında Cumhuriyetin kuruluş yıllarında çok değerli bir yazarımızın, “ Yakup Kadri Karaosmanoğlunun ” bir yazısından alınmıştır. 28. Aralık. 1923 evet 84 yıl önce, böyle yazmış Yakup Kadri. Ve devam etmiş.
Evet 84 yıl sonra da, Edirne’den Ardahan’a yurdumuzun her karış toprağında, milyonlarca Türk vatandaşının büyük bir coşkuyla, ellerinde Türk Bayraklarını dalgalandırarak, kutladığı bir günde, 427 bin Türk’ün anıtkabire, Atasına koştuğu Cumhuriyetimiz, tüm Dünya’ya nasıl bir kudretin sahibi olduğunu, Dünyanın saygısını hak ettiğini, cihana göstermiştir. Dostta düşmana parmak ısırtmış, düşmanın yüreğine korku salmıştır.
Sevgili okurlarım; Gerçektende, Atatürk’ün bize bıraktığı, en büyük emanet olan Cumhuriyetimiz, başka Cumhuriyetlerle kıyaslanmayacak kadar, büyük faziletlere sahiptir.
Türkiye Cumhuriyeti üç önemli değer üzerine kurulmuştur.
Monarşinin olmadığı her idare şekli Cumhuriyettir. Fakat her Cumhuriyet idaresi farklıdır.
__ Örneğin, İran’ daki “ İran İslam Cumhuriyeti ” şeriat düzeni üzerine kurulmuştur.
__ Çin Halk Cumhuriyeti ise Sosyalisttir.
__ Amerika Birleşik Devletler Cumhuriyeti Federal bir Cumhuriyettir.
Türkiye Cumhuriyeti ise;
Halkın iradesi – Laiklik – Çağdaşlık ilkelerine dayanmaktadır.
İşte Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün farkı, işte Türkiye Cumhuriyetinin farkı. “ Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir. ”Mustafa Kemal Atatürk .
Mustafa Kemal 30 Ekim 1992’de Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmasının ardından,Osmanlı İmparatorluğunun inkıraz bulup, TBMM Hükümeti teşekkül ettiğine dair. Heyet-i umumiye kararı yayınlandı.
Ve bu şekilde, “ Türk modernleşmesi ” denilen çığır açılmış oluyordu. Artık, tebaadan yurttaşlığa, Ümmetten ulusa geçiliyordu.
Daha sonra arka arkaya yapılan inkılaplarla, Magripten Japonya’ya kadar, uzanan coğrafyada, Cumhuriyet rejimine sahip ilk ulus devlet Türkiye Cumhuriyeti Devleti oldu.
Kurulmuş olan ulus devletin çimentosu Milliyetçilikti. Ancak Atatürk Milliyetçiliğini o zamanki Avrupa Milliyetçiliğinden, çok köklü bir farkı vardı. Yayılmacılığa ve şiddete karşı, Emperyalist Milliyetçiliği de reddediyordu. Ve Ulus Devlet üç kutsal değer üstünde yükseliyordu.
“ Özgürlük – Eşitlik – Laiklik ”
O zaman Atatürk’ün Yurtta Sulh Cihanda Sulh vecizesi bu gün, tüm Dünya tarafından daha iyi anlaşılmış, ve birçok Dünya devletiyle, uluslararası kuruluşa ilke olmuştur.
İşte Atatürk’ün izinde yürümek istiyorsak, onu kendimize örnek alıyorsak, Atatürk’ün en büyük eserim dediği, Cumhuriyet değerlerimiz etrafında bugün her zamankinden daha güçlü bir şekilde kenetlenme günüdür. Milli Birlik ve Beraberlik günüdür. T.C. vatandaşı olan, bu Bayrak altında bu vatan üstünde bir arada sulh içinde yaşamak isteyen herkesi, herkesimi etnik ayrım yapmadan kucaklamak günüdür. Birlik ve beraberlik günüdür. Kenetlenmek günüdür.
Birbirimizden şüphe duymak yerine, birbirimize daha sıkı kenetlendiğimizde, bölücü terörün hain saldırıları, pkk’ nın sinsi planları asla hedefine ulaşamayacaktır.
Düşünün;
Turgut Özakman, bir kitap yazdı, “ Şu çılgın Türkler ” Bu kitapta Cumhuriyet yönetimi teslim aldığı tarihte tablo şu ;
13 milyon nüfus, ilkel bir tarım, sıfıra yakın bir sanayi. Madenlerin büyük çoğunluğu, limanlar ve mevcut demiryolları yabancı şirketler yönetiminde. Tüm ülkede 153 ortaokul ve lise, yalnız ve yalnız 1 üniversite vardı.
Halkın % 7’si okur yazar, kadınlarda ise bu oran % 1 bile değil, ekonomik bakımdan yarı sömürge, kişi başına gelir 4 lira alt yapı her alanda yetersiz.
Bilim hayatı ve düşüncesi hemen hemen yok gibi, Anadolu yetersiz medreselerin elinde, yasalar gerçeklerin çok gerisinde. Kadınların ilke olarak, toplumsal hayatları ve hiçbir hakları yok. Onlarında erkekler gibi, bir gün Doktor, Avukat , Mühendis , Milletvekili, bakan olmalarını hayal bile etmek çok zor. Ne seçme hakları bulunuyor, nede seçilme. Yani vatandaştan bile sayılmıyorlar. Tüm ülke bir çok alanda sanki orta çağ yaşıyor.
İşte Türkiye O günlerden bu günlere geldi. Bu Cumhuriyettir. Tüm bugün sahip olduğumuz kutsal yaşam değerleri,Cumhuriyet döneminin nimetleridir. Cumhuriyete sahip çıkmak, en öncelikli ve kutsal görevimizdir.
Ve can sıkıcı bir durum. Cumhuriyetin 84. yılında, Celal Talabani Türkiye ye geliyor. Kasım ayında yapılacak olan, Irak’a komşu ülkeler zirvesinde boy gösterecek.Talabani Irak cumhur Başkanı. Bu yüzden gelirse devlet protokolü uygulanacak.
Bu ne demek biliyormusunuz?
Talabani havaalanına inecek, kırmızı halıdan yürüyecek. Kırmızı halının hemen yanında Mehmetçiklerden oluşan tören mangası bekleyecek. Talabani tam kırmızı halının ortasına geldiğinde, karşısında esas duruşa geçmiş Türk askerine soracak?
Merhaba Asker
Mehmetçik kurala göre sağ ol diyecek.
Talabani soracak
Nasılsınız
SAĞOL
Evet Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük devlettir. Cumhuriyet fazilettir. Bunları da aşacaktır. Birlik ve beraberlikten asla şaşmayacaktır. Savaşında Diplomasinin de gereğini tam anlamıyla yapacak kadar güçlüdür. Bilgedir. Adildir.
Türk Milleti Milli Birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir.
YAŞASIN CUMHURİYET.



YAZARLAR 

