|
ŞEHİTLERİME, ANNE-BABALARINA ve YÜCE ULUSUMA! |
|
|
|
Tarifi imkânsız duygular içerisinde kaleme aldığım bu satırlarımda; hayatının baharını göremeden VATAN GÖREVİNİ seve seve yapmak uğruna Anadolu’muzun dört bir yanından davullarla zurnalarla uğurlanan gençler, ana baba kuzuları… Vatani görevinize gidişinizde sizlere “Güle güle” derken, dönüşünüzü göremeyip “Hoş geldin” diyememenin, tekrar kavuşamamanın, sizlere sarılamamanın hasret ve üzüntüsünü çeken anne ve babalarınızın yanındayım.
Duygularımın ifadesi olan bu satırlarda gönlümden, onlara zaten ulaştım. Keşke bedenen ve ruhen de onların o güzel mertebesine ulaşabilseydik.Sizleri yetiştiren, şehit anne babaları! Oğullarınız aslında ölmedi. Onlar bizim gönüllerimizde ilelebet yaşayan taptaze birer fidan gibiler. Onları yetiştiren siz anne ve babalar, ne kadar gurur duysanız azdır. Bizlerin bu toplumun fertleri olarak hayatımızı, yaşantımızı devam ettirebilmemiz ve bayrağımızın dalgalanması, yetiştirdiğiniz evlatlarınızın sayesindedir. SİZ AZİZ ŞEHİTLERİMİZ!!! Bu vatana sahip çıkmak uğruna canınızı çekinmeden verdiniz, “ŞEHİT” olarak, o en yüksek mertebeye eriştiniz. Biz, bizler ne mi yaptık? Şu anda ne yapıyoruz? Sizleri anmak, yâd etmek mi sadece görevimiz? Bunu bile eksik yapıyorsak bağışlayın bizleri. Suallerimizin cevabını millet olarak düşünsek mi acaba? O, şehit anne babalarının yerine kendimizi koysak mı bir kere?Sizleri anmak, yâd etmek her an boynumuzun borucudur. Kabriniz başında olmadığımız anma günlerinde de onların yokluğunu her an hisseden, yaşayan anne babaları düşünelim. Her yönden, maddi ve manevi, acılarına merhem olalım.Avrupa Birliği’ne girmeden, gireceğiz diye ödünler vermeden önce kendi birlik beraberliğimizde kenetlenelim. Kenetlenmiş gibi değil, kırılmaz bölünmez gerçek bir zincirin halkaları olalım.Yoksa vatan hizmetine gönderirken “En büyük asker, bizim asker!” diye konu komşu çoluk çocuk bayraklarla, davulla, zurnayla coşkuyla uğurladığımız evlatlarımızı da hazin bir sonda yalnız bırakmayalım ki; o fedakâr aileler “VATAN SAĞOLSUN” tevekkülüyle kendi yanan yüreklerinin ateşi ile kavrulan kişilerin acısına ortak olalım. O ailelerin tekbir çiçeği, fidanı olan evlatlarının; hele hele o evin geçimini sağlayan tek ferdiyse… Düşünün yüreklerindeki yangını… Mutlaka düşünüldüğünü de tahmin edebiliyoruz; ama (maddi-manevi) onlara ne derece katkıda bulunabiliyoruz? Bu işi somut olarak nasıl yapabiliriz, diye kendi kendimize bir kez daha soralım mı acaba?Aziz şehitlerimiz! Rahat uyuyun. Sizler gönüllerimizde ilelebet yaşacaksınız. Yalnız değilsiniz. Bu millet sizinle ve sizleri yetiştiren ailelerinizle gurur duyuyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun. 1999–2001 tarihleri arasında Eğirdir’de KOMANDO Alay Komutanlığı görevimde iken; her yemin töreninde, vatani görevini yapmaya gelen askerlerimize ve onların değerli ailelerine hitaben “Her yemin töreni yeniden doğuş ve tazeleniştir bizim için” derdim. “Daha nice törenlerde doğacağız çoğalacağız her celp her döneminde…”“Bir kere ölünüz, binlerce kez diriliniz, ilelebet yaşarız gönüllerde .”Şehit ailelerine tekrar taziyelerimi sunar, şehit anne ve babaların ellerinden öperim.“ŞEHİTLERİME, Anne- Babalarına ve YÜCE ULUSUMA” mektup olarak kaleme almıştım bu makalemi. 1999- 2001 tarihlerinde 26 bin 71 komando askerimizi o dönemde yetiştiren Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nın KOMANDO ALAY Komutanlığı bünyesindeki tüm subay, astsubay, ve uzman çavuşları eğitici personeline emekleri için buradan şükranlarımı sunuyorum. Bizden sonra görevi devralan başta Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanları’nın bizlerden daha güçlü, daha iyi KOMANDO’LAR yetiştireceği inancı ile başarılarının devamını temenni ediyor ve saygılarımı sunuyorum.ATATÜRK’ün gençliğe emanetinin, bizlere tevdi ettiği görevlerin ve İNKILÂPLARININ bekçisi olarak daima göreve hazırız. Yasalardan ATAMIZ’ı silmeye, AB yardakçılarının tavsiyesi ile duvarlardan portelerini indirtmeye çalışanlar bilsinler ki, O’nu kalbimizden beynimizden kazımalarının çıkartmalarının adeta imkansız olduğunu öğreneceklerdir.
Copyright 2007. All Rights Reserved. |