BAKIRKÖY EKSPRES - BAKIRKÖY'ÜN TARAFSIZ GAZETESİ

  • Giriş
  • KAYIT OL
    Kayıt
    Yıldız ile (*) işaretli alanları doldurmak zorunludur.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    E-posta: *
    Parola: *
    Parola Tekrar: *
  • ARAMA YAP
YAZI BOYUTU
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow YAZARLAR arrow HRANT DİNK CİNAYETİ VE TÜRKİYENİN KARANLIK CİNAYETLER AYI "OCAK"
HRANT DİNK CİNAYETİ VE TÜRKİYENİN KARANLIK CİNAYETLER AYI "OCAK" PDF Yazdır E-posta

ImageSaygıdeğer okuyucularım;    Bugün bu köşeden hepimizi ilgilendiren, bir iki konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Edirne’den, Ardahan’a  her nerede yaşıyorsak, Bakırköy’de de, otursak, bu ülke hepimizin şüphesiz. T.C. Vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes TÜRKTÜR ….    

Yazımın başlığından da, anlamışsınızdır mutlak Hrant Dink  cinayetinden bahsedeceğiz. Bu yazı gazetemiz sütunlarında yayınlandığında, şüphesiz köprülerin altından çok sular akmış olacak. Herkes bu konuda çok şeyler yazıp söyleyecek.

Ama bazı gerçekler değişmeyecek. Örneğin Hrant Dink bir daha aramızda olamayacak. Hunharca işlenen cinayetler listesi,  bir gazeteci daha öldürüldü diye, uzayıp gidecek. Hrant Dink’in vahşice öldürülmesini bütün kalbimizle kınıyoruz. Katilleri lanetliyoruz. Kendisine Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.

Hrant Dink bir gazeteciydi. Bu ülkede doğmuştu. Bu ülkede büyümüştü. Hem de yetimhanelerde  büyümüş, büyüyünce gazeteci olmuştu, Ermenilerle – Türkler arasında insani köprülerin daha güçlü olması için çalışıyordu. Yazılar yazıyordu. Fakat Berlindeki, bir konferansta, Ermeni Diosporası bile onu, “ Sen Ermeni değilsin” diye dışlamıştı. Gazeteci Dink, ne Hz. İsa’ya, ne de Hz. Musa’ yaranamamıştı. Tabir caizse, Kilise ile Cami arasında sıkışıp kalmıştı. Yazdığı bir makalede, Türklüğe hakaret suçu ile, Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsız Mahkemelerinde yargılanmış, ceza almış ve bu cezası da tehir edilmişti.

Ne hazindir ki, öldürüldüğü gün aldığı cezanın aksine, cinayet büyük tepki görmüş. Tüm Türkiye medyasıyla,  sivil toplum örgütleriyle, halkıyla ona sahip çıkmıştı. Öyle ki, Bakanlar kurulu yarıda kesiliyor, TV  ler cinayeti manşetten veriyor. Gazeteler 2. baskısını yapıyor, protestoların sayısı çığ gibi büyüyordu. Cenazesi de bu tepkinin ışığında muhteşem olmuştu. Yüzbin kişi diyordu gazeteler, cenazeye katılım oldukça fazlaydı. Söylediği  gibi her şeyden vazgeçmiş, ülkesinden vazgeçmemişti. Ve ülkesinde kalmıştı. Öldüğünde!  Ülkesi  de, onu ölümünde şefkatle bağrına bastı. 

Yalnız burada dikkatimi çeken bir şey vardı, atılan sloganlar “ Hepimiz Ermeniyiz ”  bu sloganı kim  bulmuştu. Kalabalık, içinden geldiği gibi mi söylemişti, yoksa birileri tarafından özelliklemi seçilmişti? “ Hepimiz Hrant Dink’iz ”  zaten yetiyordu. Doğrusu “ Hepimiz Ermeniyiz ” sloganı can sıkıcıydı, olmasaydı daha iyi olurdu. 

Bu kurşun, ülkeye ve ulusa sıkılmıştı. Cenaze törenindeki kalabalık, uluslararası camiaya birlik  ve beraberlik mesajı vermekteydi. Ama bu slogan doğrusu ayırımcılıktı. Birde dikkat ettim.  Bu cenaze, Türkiyedeydi , ama bir tek “ TÜRK BAYRA⁄I ”  yoktu. Kendi kendime sordum, unutulmuş olması mümkün müydü? değildi,  olamazdı. Ona da bir anlam veremedim doğrusu.

Daha önceki hunharca öldürülmüş, katledilmiş, gazetecilerimizin cenazesi geldi gözlerimin önüne, U⁄UR MUMCU, AHMET TANER KIfiLALI, BEHİYE ÜÇOK, MUAMMER AKSOY, onların cenazelerinde de,  böyle tüm TV kanalları 24 saat programlarını bu olaya ayırmışlarmıydı ? Zamanın hükümeti Bakanlar Kurulunu yada önemli toplantılarını  yarıda kesmişlermiydi ? Gazeteler, günlerce üst üste sadece  o olayları manşet yapmışlarmıydı ? Doğrusu hatırlamıyorum. Bir tek hatırladığım o cenazelerde binlerce “ TÜRK BAYRA⁄ININ ” ellerde dalgalanmasıydı.

Aslında Ocak ayı geçmişte  de, kalleş cinayetlerin işlendiği bir ay olmuştur.  

24. OCAK  - U⁄UR MUMCU

29. OCAK  - GAFFAR  OKAN

19. OCAK  - HRANT DİNK

Ve buradan GAFFAR OKAN’ı da,  rahmetle anıyor, yakınlarına tekrar sabır ve başsağlığı diliyoruz.            

Ve bir 24. OCAK  daha “ İSMAİL CEM ” tabii şimdi İSMAİL CEM’ in  onlarla ne ilgisi var diyeceksiniz. Onun cenazesinde  “ Hepimiz İSMAİL CEM’ iz ” denmedi, çünkü o kanserden gitti. 

İSMAİL CEM’ den bahsetmişken, bu çok değerli devlet adamı, bilenin bilmeyene anlattığı, hepimize hizmeti dokunan bu güzel insana,  bir daha Allahtan rahmet , ailesine ve devletimize  de, başsağlığı diliyorum. İSMAİL CEM’ i hatırlarken, bir şeyi yazmadan geçemeyeceğim.   

Ne yazık ki,   bu güzel ve vefalı insanın cenazesinde, görmeyi istediğim ama göremediğim birisi vardı ? “ KEMAL DERVİfi ” , İSMAİL CEM’ e en büyük siyasi kazığı atıp, sonra da bir şey olmamış gibi, çekip giden “ KEMAL DERVİfi ” ne dersiniz. İSMAİL CEM’ in kanser olmasında KEMAL DERVİfi’ in payı varmıdır ? Acaba…..   

Saygılarımla

   

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley
Smiley

Copyright 2007. All Rights Reserved.
busy
 
< Önceki   Sonraki >