| Ataköy'ün yardımsever muhtarı |
|
|
|
|
ATAKÖY’de 1993 yılından itibaren muhtarlık yapıyorum. Muhtarlık seçimlerinde çevremdekiler ‘seni idame ettireceğimiz muhtarlık herkesin bildiği gibi muhtarlık olmayacak, çok modernize edilmiş, herkesin şaşkınlıkla bakacağı, teknolojinin en iyi şekilde kullanıldığı bir muhtarlık olacak’ sözleriyle beni ikna ettiler. Bu zaman içinde de çok yol kat ettik. Eşim her zaman “Bu meslek sana ısmarlama dikilmiş bir elbise gibi cuk üzerine oturdu” der. İnsanlarla çabuk iletişim kurabildiğim, sıcakkanlı olduğum ve insanlara yardım etmeyi çok seven kişiliğimle de muhtar oldum. Mahalle halkımla da çok çabuk kaynaştım. Bir hanıma muhtarlığın çok yakıştığını düşünüyorum. Bayan olmamın getirdiği rahatlıkla ve farklı diyaloğumla insanlarla daha kolay iletişim kuruyorum. Çocuklarından şikayetçi olan ve aldatılmış bayanların sorunlarını dinliyor, onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. Bunu bir erkek muhtarın yapması mümkün değil. O yüzden bayan muhtar olmanın avantajını yaşıyorum. Her muhtarlığın yaptığı düzenlemeleri biz de yaptık. Bunun dışında 2. el eşyaları satıyoruz. Bireysel çabalarımız ve Belediyenin yardımıyla Cumhuriyet Meydanı’nda elli yardımsever bayanla birlikte toplanan eşyaları sattık. Toplanan parayla da elleri, ayakları olmayan bir çocuğa ayak taktırdık. Hemşire bayana hastalığının son günlerinde maddi, manevi destek çıktık. Yenimahalle ve Osmaniye’de fakir insanlara erzak yardımlarında bulunduk. En önemlisi ise, dinar depremi’nde çocuklara “bir bot bir mont” sloganıyla yardım ettik. Her sene İETT otobüs ve deniz otobüsü tarifelerini hazırlatıp mahallemdeki her durağa dağıtıyorum. Ayrıca, Ataköy Mahallesi sakinlerinin doğum günlerini hazırladığımız kartlarla kutluyoruz. Çünkü manevi değerlerimiz çok önemli. Hanım muhtar olarak ufak ama önemli detaylara iniyoruz. Bu çalışmalarımın dışında 15 yıldır bireysel olarak mücadele verdiğim, okullarla ilgili dışardan hiçbir kimseye ikamet vermeme gibi çalışmam oldu. Bu konuda çok mücadele verdim. Son kayıt sistemiyle çocuklarını Ataköy’deki okullarda okutmak için önceden Ataköy’de oturuyormuş gibi gösteriyorlardı. Veya daha farklı yollara başvuruyorlardı. Bunu engellemek için bu sistemi geliştirdim. Ve ilk defa bu sene meyvesini verdi. Şuanda 1. sınıflar 18–20 kişilik mevcutla ders yapıyorlar. Bu konuyla ilgili de Kaymakamdan takdirname aldım. Bunlar ufak tefek şeyler gibi görünse de büyük emek ve sabır gerektiren mücadeleler. Yaklaşık bir sene önce şikayette bulunduğumuz uçak mücadelemiz vardı. Mahalle sakinleri gürültüden ve olabilecek kazalardan şikayetçiydi. Bu konuyla ilgili şuan hala idari mahkemedeyiz. Ama Ataköylü benim arkamda oldukça bu sorunu da aşmaya çalışacağız. Bunun dışında, nikah dairesinin burada olmasıyla ilgili şikayetlerimiz var. Nikah dairesinin kalkmasını istiyoruz. Çünkü trafiği altüst ediyor. Tinerci çocukların gelmesiyle de mahalleli rahatsız oluyor. Fakat muhtarlık olarak hiçbir yaptırım gücümüz yok. Bu nedenle Kaymakam ve Belediye ile iyi ilişkiler sonucu eksikliklerimizi yaptırıyoruz. Ø Mahalle halkına iletmek istedikleriniz… Ben mahalle halkını çok seviyorum. Bildiğim kadarıyla onlar da beni seviyorlar. Muhtarlıktan büyük bir haz alıyorum. Yine seçilirsem tabiî ki kalmak istiyorum. Ama seçilmezsem siyasete atılmayı düşünüyorum. Ayrıca, 2. el eşya ve kitap toplamaya devam ediyoruz. Bu konuda mahalleli ilgi göstermeye devam ederse yine birçok yardım yapmayı düşünüyoruz. Yorumlar (0)
![]() Yorum Yaz
Copyright 2007. All Rights Reserved. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|