BAKIRKÖY EKSPRES - BAKIRKÖY'ÜN TARAFSIZ GAZETESİ

  • Giriş
  • KAYIT OL
    Kayıt
    Yıldız ile (*) işaretli alanları doldurmak zorunludur.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    E-posta: *
    Parola: *
    Parola Tekrar: *
  • ARAMA YAP
YAZI BOYUTU
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow Haberler arrow MAGAZİN arrow 'Barış Dünyaya yeniden gelsin'
'Barış Dünyaya yeniden gelsin' PDF Yazdır E-posta
Barış Manço kendisinden 2 yıl önce dünyaya gelen abisinin Savaş ismini almasından sonra ailesinin 'artık dünyaya Barış gelsin' diye düşünmesinden dolayı 'Barış' ismini aldı.

Barış Manço’nun bu yıl onuncu ölüm yıldönümü. 1982’de Manço’yu ilk defa yoklayan kalbi 1999 yılında aramızdan almasına sebep oldu. 200’ün üzerinde şarkısı ve kazandırdığı bir o kadar ödül onun nasıl bir müzisyen olduğunu anlatmaya yetiyor.

Barış Manço, bu yıl da televizyon kanalları ve radyolarda yapılan özel programlarla ölüm haftası boyunca anıldı. Manço, unutulmayan anılarıyla kendisini hala yaşatıyor.

Manço’nun hayatı

2 Ocak 1943 yılında hayata gözlerini açan Manço, aileye Savaş’tan sonra bir de Barış gelmiş bulundu. Müziğe karşı olan ilgisini fark eden Manço, ilk olarak Galatasaray Lisesi’ndeki arkadaşıyla birlikte ‘Kafadarlar’ grubunu kurdu. Daha sonraki ‘Haramiler’ grubu ise yine Galatasaray Lisesi’ndeki arkadaşlarıyla oldu.

Gülpembe
Çok beğeni kazanan Gülpembe’yi dinleyenlerde oluşturan merak, Gülpembe’nin kim olduğuna dair. Aslında Gülpembe, Barış Manço’ya o kadar uzak olan biri değildi. O 1957 yılının Şeker Bayramı’nda kaybettiği çok sevdiği babaannesi olan Nimet Hanımdı.

İlk Sahnesi

Barış Manço çok sevdiği şarkı söyleme işini ilk kez 1958 yılında yaptı. 58’in Mart ayında yeğeni Aysel’in evlendiği akşam Elvis Presley’den iki şarkı söyleyen Manço, o gün ağabeyi Savaş Manço’ya beklide hayatında yapacağı en önemli şeyi söylüyordu. ‘Ben çocuklara şarkı söyleyeceğim’

Ve sonraları
Hayat Barış Manço’yu oradan oraya sürüklese de o içindeki şarkı söyleme hevesini hiç yitirmemiştir. 1960’larda yurt dışına kendi imkanlarıyla gitmeyi başarır. Paris’e gidip plak şirketleriyle görüşen Barış Manço, ünlü Fransız komedyen ‘Henri Salvador’un şirketinden 1964 yılının sonbaharında dört parçadan oluşan bir EP çıkarır. 1967’de Hollanda’da büyük bir trafik kazası geçiren Manço, şimdi akıllara kazınan görüntüsü o zaman oluşmaya başlamıştır.  Kazanın kendisine bıraktığı hatıra bıyığının altında oluşan kesik izi olmuştur.

‘Bebek’, ‘Derule Kağızman’, ‘Kol Düğmeleri’, ‘Unutamıyorum’ gibi şarkıları beklenen patlamayı o yıllarda yaratmış ve Manço müzik dünyasındaki yükselişinin tadını çıkarmıştır. Yine bu dönemlerdeki Dağlar Dağlar 45’liği çıkışından dört-beş ay sonra 700 bin sattı. Ardından ‘Ölüm Allah’ın Emri, Gamzedeyim Deva Bulamam şarkıları herkesin diline düştü.

1988 yılında Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli ile TRT televizyonuna teklifte bulundu. Böylece ‘Barış Manço ile 7’den 77’ye doğmuş oldu. program çekimleri için oluşturulan TV ekipleri, yeryüzünde 150 değişik ülkeye gitti. Barış Manço, bu sayede dünyanın çevresini on iki kez dolaşma şansını yakaladı.

1991 yılında devlet sanatçısı olan Barış, 1990 yılında ölümüne dek sürecek olan Japonya macerasına başladı. Japonların o sıralarda hayranı oldukları Barış Manço’yu ‘sebzelerden şarkı yapan adam’ olarak görmelerine sebep olan şarkıları ‘Nane limon, domates-biber-patlıcan’ adlı şarkılardır. Türk müziğine damgasını vurmuş olan Barış Manço artık aramızda değil.


n Leyla DERE

 
< Önceki   Sonraki >