BAKIRKÖY EKSPRES - BAKIRKÖY'ÜN TARAFSIZ GAZETESİ

  • Giriş
  • KAYIT OL
    Kayıt
    Yıldız ile (*) işaretli alanları doldurmak zorunludur.
    İsim: *
    Kullanıcı Adı: *
    E-posta: *
    Parola: *
    Parola Tekrar: *
  • ARAMA YAP
YAZI BOYUTU
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
ANASAYFA arrow Haberler arrow İSTANBUL arrow Bakırköy Belediye meclis üyesi; Yazar Rıza Zelyut anlattı;
Bakırköy Belediye meclis üyesi; Yazar Rıza Zelyut anlattı; PDF Yazdır E-posta

ÇÖKMÜŞ BİR BELEDİYE BIRAKAN BAHADIRLI NE HAKLA ORTAYA ÇIKIYOR? 
Ben 2004 yerel seçimlerinde Bakırköy'de belediye meclis üyesi oldum. Artık görevimizin sonuna geldik. Kendilerine karşı sorumlu olduğum Bakırköy halkının bilmesini istediğim konular var.

Önce şunu görelim: Bakırköy halkının çoğunun oy vermediği AKP, 2004 ve 2007 seçimlerinden güçlenerek çıktı. Peki bunun Türkiye'ye getirdiği artı değerine oldu. Kendilerine çok güvenen kadro ile arkasında Avrupa Birliği ve Amerika olduğu halde bizi krizle yüz yüze bıraktılar. Yani Bakırköylünün AKP'ye oy vermemesinin doğru bir tercih olduğu anlaşıldı. 2004 ile 2009 arasına bakınca şunu görüyoruz: Türkiye'de sivil yaşam düzeni hızla bozuldu. Çağdaş, demokratik, laik bir ortamda yaşamak isteyenlerin hayat alanı iyice daraltıldı. İstanbul'a dikkatlice bakınız: AKP ile gelen belediyeler bu sivil hayatı mı geliştiriyor yoksa dinsel temelli hayatı mı geliştiriyor? Gündelik hayatımızı tarikatçilerin kontrolüne verme çabalarına karşı direnen noktaların başında Bakırköy, Avcılar, Beşiktaş, Kadıköy belediyeleri
geliyor. CHP'nin elindeki bu yerlerde çağdaş yaşam stilinin yaşatıldığını görmekteyiz. Öyleyse bu belediyeleri elimizdeki tutmak, korumak ve bunları sayısını çoğaltmak; bilinçli vatandaş için birinci görevdir.


AKPLİLER BAŞARISIZDIR
Şimdi bir iddia ortaya atıyorum. On, on beş senedir ortalıkta bir fısıltı dolaşıp durur: Bunlar (Refah-Fazilet-AKP çizgisi) daha iyi belediyecilik yapıyorlar, diye. Bu iddia, bir şehir efsanesidir, yalandır, hayaldir. İnanmayan bir Bakırköy'e baksın bir de Bahçelievler'e... Bir tarafta
arkasında hükümet olmayan CHP belediyesi var, borç ödüyor ve iş yapıyor. Öbür tarafta arkasında hükümet olan ve iddia ediyorum bir çivi bile çakmayan Bahçelievler Belediyesi var. Bahçelievler borçsuz aldığı belediyeyi 60 milyon borca sokuyor ama o tarafta ortalık pislik içinde. Bakırköy Belediyesi boğazına kadar borca batırılmış olarak aldığı belediyenin borcunu ödüyor, iş yapıyor. Avcılar, Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli Belediyeleri gösteriyor ki sosyal demokratlardan AKP'lilerden daha iyi belediyecilik yapar.

BAHADIRLI NE YÜZLE?
2004'te belediyeyi devraldığımızda borç gırtlağa çıkmıştı. Bakırköy caddelerinde bozuk kaldırım taşlarından üstümüze çamurlu su fışkırıyordu. Arşiv toz toprak içindeydi; fareler cirit atıyordu. Tuvalet taşları bile paslanmıştı. İmar ve kaçak katlar sorunu vardı. Bununla ilgili Ahmet Bahadırlı hakkında 60'a yakın soruşturma açılmıştı. Bakırköy'ün gelirlerini Ahmet Bahadırlı şuna buna peşkeş çekmişti. Bir örnek vereyim: Ben; Belediye Yardım Sandığı'nı yönetenlerden birisiydim. Sandığın geliri aylık 2 milyar liranın altına düşmüştü. Biz gelince kısa sürede bu rakamı 40 milyara çıkarttık. Çünkü eşe dosta kullandırılan alanlardan para almaya başladık. Bu arada gördüm ki Osmaniye'de su kuyusunun işletme işini de Sayın Bahadırlı iki gazeteciye vermiş. Çok yakından tanıdığım bu gazetecilerin haksız kazancını kestirdim; oradan gelen parayı da Yardım Sandığı'na aktardım. Hem de 5 kat artırarak. Benim bu uygulamamı o gazeteciler, Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'e şikayet etmişlerdi. Başkan Erzen de bana destek vererek Bakırköy halkının hakkını korumuştu.

Şimdi şaşırıyorum. Ahmet Bahadırlı hem yıkık bir belediye bırakacak, hem de beş yıl sonra ortaya çıkarak, arkasındaki bir yığın soruşturma dosyasıyla belediye başkanlığına adayım diyecek. Acaba Ahmet Bahadırlı, Bakırköy halkının zekasıyla alay mı ediyor? Herkes aday olmaya hak sahibidir ama Ahmet Bahadırlı'nın adayım deme hakkı yoktur. Çünkü bunu hak etmiyor.

Gelelim AKP'nin durumuna.
AKP'li Meclis Üyesi arkadaşlarımın kişiliğine diyeceğim yoktur. Lakin; bunlar Bakırköy'deki yeşil alanların korunmasında CHP'li belediyeye yeterli desteği veremediler. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bakırköy Belediyesi'ni güç durumda bırakmak için Bakırköy'ün ana caddelerine el koydu. Buradan gelen vergiler Bakırköy'ün dışına gitti. Ayrıca Büyükşehir'de alınan kararlarla Bakırköy'de birilerine rantlar yaratıldı. Bunların birisi de Ataköy Konaklarının içerisindeki okul alanının ticari alana aktarılması olayıdır. Bana göre bu yağmadır. Okul yerinin ticarethaneye çevrilmesi işine ilk önce Bakırköy Belediye Başkanı Erzen itiraz etti. Lakin; Büyükşehir Belediyesi kararda direndi. Böyle olunca kanun gereği konu meclis gündemine getirildi. Meclis'teki oylamada bazı CHP meclis üyeleri ret oyu verdiler, AKP üyelerin ise tamamı evet dediler. Meclis tutanağı elimdedir ve aynen böyledir. AKP'liler muhalefet yapsaydılar o dosya geçmeyecekti meclisten. O yüzden AKP'lilerin çıkıp Bakırköy halkından oy istemeye hakkı yok. Eğer AKP Bakırköy'de işbaşına gelirse geride kalan ufak tefek alanlar da elden gider. Bunu Bakırköylülerin bilmesini istiyorum.

YA CHP
Şunun bilinmesini istiyorum: En başından beri Belediye Yönetimini sıkı biçimde denetledik. Bu arada benim sert eleştirilerim de oldu. Lakin; bugün geriye bakınca görüyorum ki haksızlık etmişim. AKP'li belediyeleri tanıyınca bu ha konuda haksızlık yaptığımı anladım.
Beş yılın sonunda şunu gönül rahatlığı içinde söylüyorum: CHP'li Bakırköy Belediyesi iyi bir sınav vermiştir. Oyumu da gönül rahatlığı ile CHP adayı Erzen'e vereceğim. Çünkü; Ateş Ünal Erzen; Bakırköy'de çağdaş yaşam tarzını koruma açısından başarılı bir yönetim ortaya koymuştur. Hükümet ve Büyükşehir Belediyesi tarafından kuşatılmış, kıstırılmış olduğu halde, şehri Ahmet Bahadırlı döneminden daha ileri bir düzeye yükseltmiştir. Bu nedenle de oyum Ateş Ünal Erzen'e olacaktır. Bugün; Türkiye'nin kuşatıldığı bir ortamda; kişisel kırgınlıkları öne çıkartarak demokrasi güçlerini bölmeye, zayıflatmaya kimsenin hakkı yoktur. Bakırköy'ü çağdaş, sivil, laik, ileri bir şehir olarak görmek istiyorsak CHP'de güç birliği yapmak kaçınılmazdır. Umuyorum ki Kemal Kılıçdaroğlu da Bakırköy halkının tümüne yakını tarafından
büyük bir kabul görecektir. İstanbul'a da zaten o yakışır.
 

 
< Önceki   Sonraki >