
Bekliyoruz karanlığı…
Aysız, yıldızsız kapkaranlık bir geceyi…
Birden kaleş şaklamaları tırmalıyor kulaklarımızı...
Bundan bir an önce ilk mermiler vuruyor üs bölgelerimizi…
Dört ayrı yerden, dört ayrı roket apansız paralanıyor içimizde;
“Zrankkk…’diye.
Ve bütün bunlar, daha biz, bir tek tetiğe dahi dokunmamışken oluyor.
Karşı taraf tüm hırsıyla asılıyor tetiklere…
Ve namusumuza yönelen bir baskınla karşı karşıya kalıyoruz.
Şok arzulayan bir ateş kumpanyası bu…
Öyle mi?
Hadi bakalım!..
İlk yaptığım şey telsizin mandalına basıp,
Ortak çağrı kodunu kullanmadan konuşmaya başlamak oldu.
“Sakin, 210 bağlıları… Çok sakin…
Şu an yapabileceğimizin en iyisi bu… Sakin ve dikkatli olun…
Gözünüzde aydın olsun…
Hep bekleyip durduğumuz gece nihayet başladı…’’
“Korku nedir bilmeyiz…’’
“Biz bu dağların erleri…’’
“Yuva yaptık göklere…’’
“Baş döndüren yerlere…’’
“Ben Türk komandosuyum…’’
“Seni çelik pençemle ezerim…’’
“Her yerde ben varım…’’
“Karada!’’
“Havada!’’
“Denizde!’’
“Gabar’da!’’
“Cudi’de!’’
“Zerika’da!’’
“Zivika’da!’’
“Her zaman ve her yerde !’’
“Komando Andından…’’
Yazar Hakkında:
ABDULLAH AĞAR, 1967’de Ankara’da doğdu. Ankara’da okudu. 1989 Kara Harp
Okulu’ndan mezun olduğunda, bölücü terörün ve diğer bölücülüklerin ne
anlama geldiği, pek çokları tarafından anlaşılamamıştı.
Birinci tercihen “Piyade”, özel kura çekerek “Komando”, sonra da Özel
Kuvvetler’de Tim Komutanı oldu. Güneydoğu’ya; Güneydoğu’ya vardığı ilk
gece de ilk operasyonuna çıktı…
Görev yaptığı Bolu Komando Tugayı’nın, Özel Kuvvetler’in ve Kayseri
Hava indirme Tugayı’nın kışlalarını hemen hiç görmedi. Besler-Dereler,
Gabar, Cudi, Kuzey Irak…
Menteş, Azerbaycan, Devegeçidi…
Dicle, Ergani, Baykan, Lice, Kulp…
Siirt, Şırnak, Diyarbakır…
Ve adı sayılamayan daha nice kırsal, meskun mahal ve dağlarda geçen 6
yılın ardından, artık “dağdan” inerken, aldığı kurşun yaralarıyla
belinde oluşan bir nişan, komutanlığını yaptığı birliklerden de 11
şehit ve 25 gazisi vardı.
BASKIN “Biz Bu Dağların Erleri” Ağar’ın yazdığı kitapların beşincisi…
bu kitabında, 25 Mayıs 1993’de 33 silahsız askerimizin “1570 kurşun
yarasıyla” şehit edilmelerinden hemen ardından girilen bir çatışmayı ve
Cudi dağlarında yaşadıkları baskınlar dönemini anlattı. Şu ana kadar
yazdığı; 5. Tim “Güneş Doğsun İsteriz” 16ncı baskıya…
Ölüm Dağları Bekler “Cudi Dağı” 4ncü baskıya…
Türk Komandoları “Kuzey Irak” 10ncu baskıya…
Toprak Mehmet’e Susamışsa “Ülkem Bayrağım Onurum” 4ncü baskıya ulaştı.
“Gelecek, geçmişte gizlidir…” diyor, Ağar…
bir de; “Bir geleceğimiz olacaksa, bunun yüreklerimizdeki güzellikle var olabileceğini…”
Bu Makaleyi Web sitenize alıntı yapabilirsinizBu Makaleye sayfanızda link vermek için, aşağıdaki yazıyı sayfanıza kopyala ve yapıştırın.
Önizleme :
Baskın
Perşembe, 21 Mayıs 2009
Bekliyoruz karanlığı…
Aysız, yıldızsız kapkaranlık bir geceyi…
Birden kaleş şaklamaları tırmalıyor kulaklarımızı...
Bundan b
|