Cep Tehlikesi
Yazar: Prof. Dr. Selim Şeker
Alanında bir ilk olan ‘Tehlikeli Oyuncak’ kitabının yazarı Prof. Dr. Selim Şeker’in “merakla beklenen” yeni kitabı çıktı. Cep Tehlikesi, cep telefonu, 3G, baz ve elektrikli cihazların insana, özellikle çocuklara ve çevreye verdiği onarılması güç zararları ele alıyor. Radyasyon denizinde yüzerken ruh ve beden sağlığımızı korumak için ne yapmamız gerektiğinin ipuçlarını veriyor.
Kitabın amacı insanları gerçeklerle uyarmak. Özellikle çocukları, gençleri, anne babaları uyarmak. Prof. Şeker, cep telefonu dışında infrared ısıtıcılar, bilgisayar, televizyon, mikrodalga fırın gibi elektrik enerjisiyle çalışan cihazlar hakkında da özet değerlendirmeler yapıyor, pratik korunma yöntemleri veriyor. Kitap hiçbir kişi ya da kuruluşu karalama amacı gütmeden bilimsel gerçekleri okuyucuya en objektif şekilde sunuyor. Türkiye’nin “anti-radyasyon amcası” olarak da tanınan Prof. Şeker okuyucuya kolaylık sağlaması açısından da meseleyi “10 soru, 10 cevap” formatında ele alıyor.
İşte o 10 kritik soru; hayat kurtaran cevaplar ise kitabın içinde:
1. Cep telefonu çılgınlığının sonu nereye gidiyor?
2. Cep telefonu güvenlik standartları yeterli midir?
3. Cep telefonuyla konuşmak gerçekten hasta eder mi?
4. Çocukların ceple konuşması ne kadar risklidir?
5. 3G teknolojisinin bilinmeyen tehlikeleri neler?
6. Cep ve baz istasyonları doğal çevre ve hayvanlar için de zararlı mı?
7. Cep telefonları dışında evimizdeki radyasyon yayan cihazlar hangileri?
8. Kendimizi ve çocuklarımızı korumak için ne yapmalıyız?
9. Elektromanyetik dalgalarla insan zihni kontrol edilebilir mi?
10. Evimizin yakınındaki sağlığımızı tehdit eden baz istasyonlarını nasıl kaldırtabiliriz?
Yukarıdaki ve benzeri soruları en yeni bilimsel araştırmalar ışığında yanıtlayan Prof. Dr. Selim Şeker, “Sağlıklı bir gelecek düşleyen her insan, vicdanlı her anne baba bu kitabı okumalı” diyor.
Öfkeli Yıllar
Yazar: Altan Öymen
Altan Öymen'in yeni kitabının adı Öfkeli Yıllar. Ülkemizde 1950'deki ilk iktidar değişikliğinden sonraki yıllar, gerçekten bir "öfke dönemi"nin başlangıcıdır. Siyasi partiler arasında tahammülsüzlük ve öfke eğilimleri o yıllarda hızla tırmanır. Öfke, dış politika söylemlerinde de yer alır... Komünistlik şüphesi, "vatan hainliği"nin kanıtı gibi görülür. Bu, McCarthy dönemini yaşayan ABD'de de öyledir, ama Türkiye'deki McCarthy'cilik, bir ara ABD'dekini aratmayacak kadar şiddetlenir. Bir başka tartışma konusu, "İrtica tehlikesi var mı, yok mu?"dur. Bu soruya hükümet bazen "yoktur" diye cevap verir, bazen "vardır" deyip bazı kişi ve kuruluşlar hakkında önlemler alır... Dönemin ülke içi olaylarının başlıkları arasında şunlar da var: "167 komünist" davası, Malatya suikastı, Atatürk'ü Koruma Kanunu, 6-7 Eylül Olayları, Halkevlerinin kapatılması, CHP mallarının alınması, Kırşehir'in cezalandırılması, basını dize getirme girişimleri... Ama aynı zamanda, Eisenhower'ın başkan seçilmesinden Stalin'in ölümüne, Mısır ihtilalinden İran'daki Musaddık hareketine, ABD'deki McCarthy'ciliğin gelişmesinden Marilyn Monroe'nun hikâyesine kadar, dünyada ne olup bittiğini anlatan bölümler de var. Tabii, o dönemde gazeteciliğini sürdüren Altan Öymen'in kendi gençlik yıllarını anlattığı bölümlerle birlikte...
Çirkinliğin Tarihi
Yazar: Umberto Eco
Bu kitap, Güzelliğin Tarihi'nin devamı niteliğinde. Ne de olsa güzellik ve çirkinlik birbirlerini imleyen kavramlar. Çirkinlikle güzelliğin tersini ifade ederiz. Demek ki yapmamız gereken birinin doğasını anlamak için diğerini tanımlamak. Ne var ki, yüzyıllara yayılan birçok çirkinlik tezahürü, sanılanın aksine oldukça zengin ve şaşırtıcıdır. Çirkinliğin Tarihi de işte bu örnekleri sunuyor bize. Hem de kalemini bilgece oynatan mahir bir yazarın eliyle...
Türkiye'de Sol Akımlar
Yazar: Mete Tunçay
İlk dönem Osmanlı-Türkiye sol hareketi, 1908'de kurulan meşruti monarşinin verdiği sınırlar içinde çeşitli etnik-dinî kimliklerin bir arada bulunduğu, "enternasyonalist" bir ruhla biçimlendi. Bu ruh,1908'den İttihat ve Terakki iktidarına, milli iktisat politikalarından Birinci Dünya Savaşı'na ve savaş koşullarıyla biçimlendirilmiş bir ulus-devletin kuruluş evresine çeşitli sarsıntılarla nakloldu. Bu süreçte enternasyonalist işçi örgütlerinden millici "komünist" örgütlere ve partilere uzanan bir değişimden söz edilebilir.
Bu dönemin tarihi bugüne kadar genellikle milli komünist hareketle, milli hükümetin ilişkileri ekseninde yazılageldi. Mete Tunçay bu araştırmasında, "sosyalizm cereyanı"nın kendine özgü refleks ve hareketlerini, imparatorluktan ulus-devlete geçiş sürecinde ele alıyor. Selanik İşçi Federasyonu'ndan Osmanlı Sosyalist Fırkası'na, İştirakçi Hilmi'den Mustafa Suphi'ye sol hareketin panoramasını gözler önüne seriyor. Günlük gazeteler, hatıralar, mektuplar, mahkeme kayıtları ve parti arşivleri, yalnızca örgüt ve partilerin değil insanların da gerçek birer aktör olarak içinde yer aldığı bu araştırmanın zeminini oluşturuyor. 1967'deki ilk basımından bugüne, gerek Osmanlı'nın son dönemi gerek Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki tartışmalar için kendi alanında temel referans eser haline gelen Türkiye'de Sol Akımlar 1908-1925'i okurlarımıza sunmaktan gurur duyuyoruz.
|