29 Mart kıran kırana seçimin galibi gerilim oldu

ImageTürkiye, Türkiye olalı böylesine kıran kırana, böylesine gerilimi yüksek bir seçim görmedi desem yeridir. Seçim meydanlarında liderler,  özellikle de Ak Parti, CHP , MHP liderleri birbirleriyle kıyasıya atıştılar. Sözlü salvolar o kadar şiddetliydi ki, bu gerilim 2004 te merkez sağın erimesinden istifade ederek, Türkiye genelinde doğu ve güneydoğu dahil oylarını arttırarak, birinci parti olan Ak Partinin, bu seçimde ciddi bir yara almasına neden oldu. Buna rağmen rakamsal olarak seçim sonuçlarını değerlendirdiğimizde, bunun daha ziyade Ak Partiye bir uyarı olduğunu düşünebiliriz. Zira Ak Parti sonuçta CHP ve MHP nin toplamı kadar oy almıştır. Başka bir deyişle iki partinin toplamı ancak Ak Partinin aldığı oylar kadar etmektedir. Şayet bu bir genel seçim olsa, Ak Parti aldığı bu oylarla tek başına iktidar olurdu.
    Gerilim ve yolsuzluk iddiaları Ak Partiyi, İstanbul ve Ankara’da zorlasa da, sonuçta iki büyük ili kaybetmedi ve kazandı. Özellikle İstanbul’da, Kılıçtaroğlu’nun nefesi, Topbaş’ın sürekli arkasındaydı. Buna mukabil Ak Parti, Türkiye’nin Doğusunda, kuzeyinde, batısında, güneyinde mevcudiyetini korumuştur. CHP ve MHP ise Güneydoğuda, hiçbir varlık gösterememiştir. Üstelik seçimden önce, CHP ve MHP nin kendilerinin koydukları, bir çıta vardı. İşte ikisi de, tespit ettikleri bu çıtanın altında kaldılar. CHP nin birkaç puanlık oy artışı Ankara, İstanbul, Antalya, İzmir gibi vilayetlerdeki, oy artışından kaynaklanıyor. MHP ise Ak Parti ile, çok fazla atışma tartışmalarına girmeyerek, 8 ilde aldığı Belediye Başkanlıklarında başarılı olmuştur. Diğer  taraftan Güneydoğuda MHP yi hiç görmedik.                
    Türkiye, Türkiye olalı böylesine heyecanlı, böylesine kıran kırana bir seçim yaşamamıştı. Özelliklede İstanbul’da. İstanbul seçimleri Kılıçtaroğlu ile, Ak Parti arasında geçti diyebiliriz. İstanbul’un her noktasında Kılıçtaroğlu’nun nefesi Kadir Topbaş’ ın adeta ensesindeydi. CHP bir ara galibiyetini erkenden ilan etmeye kalktı ama, sonuçta ipi göğüsleyen Kadir Topbaş ve Ak Parti oldu.
    Bakırköy’de Oğuz Satıcı ile, seçime bütün güçü ile asılan Ak Partinin seçimi kaybetmesi hayli şaşkınlık yarattı. Aslında şaşıran sadece Ak Parti değildi. Seçim öncesi sonuçları belirlemek isteyen araştırma şirketleri de, bir hayli yanıldı. Özellikle bu şirketlerden KONDA ‘nın tahminleri neredeyse  % 30 yanıldı.
    Aslında birçok yerde olduğu gibi, Bakırköy’de de, Ak Parti aday tercihini belirlemekte hatalı hareket etmişti. Oğuz SATICI profil olarak Bakırköy’e uyuyordu fakat, Bakırköylü değildi. Bakırköylüler tarafından yakınan tanınmıyordu. Eski başkanlardan Ahmet Bahadırlının fazla bir varlık gösterememesi, daha doğrusu CHP nin tabanından beklendiği gibi oy alamaması, CHP nin oldukça yüksek bir oy farkıyla, başkanlığı kazanmasıyla sona erdi.
    Sayın Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN açıkça söylemese de, Ak Parti ciddi bir uyarı ile karşı karşıyadır. Aslında sayın Başbakan “ seçmen hizmete oy vermedi ” derken bunu kastetmektedir herhalde. Zira seçimin sürprizi, gerçekten Antalya’ya hizmette kusur etmeyen Menderes Türelin kaybetmesiydi. Çünkü herkesimin gözünde Antalya bankoydu. Esasında Ak Partinin Antalya da aldığı oy, 2004 yılı yerel seçimlerine göre aynı oranda kaldı. Ne var ki, CHP Antalya’da MUSTAFA AKAYDIN ile büyük sıçrama yaptı.
    Bence birçok ilde , Ak Partiye oy kaybettiren faktörlerden biride, aday tercihlerinden kaynaklanmaktadır.. Seçimin kaybedildiği illerde yöre Milletvekilleri, aday tercihinde Başbakanı yanıltmış olabilirler diye düşünüyorum.
    29 Mart seçimlerinde öne çıkan partilerden biride, Numan KURTULUŞ ile sıçrama yapan Saadet Partisi olmuştur. Saadet Partisinin aldığı ilave oylar tamamen Ak Partiden gelmiştir. Bu yüzden muhafazakarlaşmak yerine daha liberal politikalar benimsemek gerekiyor. DP Parti ise, yüzde 4 civarında bir oy alarak, bu yerel seçimlerde küçümsenmeyecek bir başarıya imza atmıştır. Süleyman SOYLU yu bu ortamda başarılı buluyorum. Bence merkez sağ yeniden toparlanıyor.  
    Sivas’ta ise, elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU’ nun,  acı kaybına toplum  duygusallıkla cevap vermiş. BBP adayını  ezici   bir çoğunlukla Belediye Başkanı seçmiştir.
    Peki bu seçimin galibi kim olmuştur. Bana göre bu seçimim galibi gerilim olmuştur. Gerilim sonucu seçmen siyasi partilerin programlarına değil, siyasi kimliklerine oy vermiştir. Akdeniz sahil şeridinde CHP, Güneydoğuda DTP, bazı iç kesimlerde MHP, diğer bölgelerin tamamında Ak Parti oyları kümelenmiştir. Diyarbakır’da Osman BAYDEMİR’ in ezici bir çoğunlukla yeniden seçilmesi, kürt sorunu açısından, önemli bir mesaj. DTP sadece Diyarbakır, Siirt  ve Vanı da kazanmasıyla değil, Doğu ve Güneydoğudan hatta, Batıdan aldıkları oylarla da, sıçrama yaptı. Bu sıçrama, “ Hizmet mi ? Kimlik mi ? ” dayatmasına bir tepki gibi geliyor. Buradaki insanlar sorunun sadece ekonomik olmadığına, başka sorunlarında var olduğu mesajını verdi.                               
    Bugün artık seçim bitmiştir. Yeni bir süreç başlamıştır. Herkes için, her parti için maksadını aşan ifadeler geride kalmıştır. Seçim sonuçları demokratik istikrara işaret etmiştir. Herkes sandıktan çıkan milletin iradesine saygı göstermek zorundadır.
    Devir kavga devri değil, barış ve uzlaşma devridir. Bu açıdan baktığımızda Bakırköyümüzde de,  yeni bir sürecin başlayacağına, geçmişteki eksiklerin tamamlanacağına, beklentilere ve seçimde verilen mesajlara, Belediye Başkanımız sayın Ateş Ünal ERZEN’ in çalışmalarıyla en iyi cevabı vereceğine ve herkesi, herkesimi kucaklayacağına inanıyorum.
    İktidar ve muhalefet seçim bittiğine göre, sandıktan çıkan iradeyi küçümsemeyip, bir an önce işsizliğe ve ekonomik krize çözüm için, süratle bir araya gelip, bir uzlaşma zeminini birlikte ortaya koymaları gerekmektedir.