|
 Tahsin ATAİZİ Dağdakilerin hepsi gelsin.İyi güzel de suçlarını,pişmanlıklarını kabullenerek adam gibi gelsinler!Yoksa zaferi kutlarcasına zafer işaretleri yaparak değil…Ayrıca yandaşları tarafından bu ağır misafirlerin(!) abartılı karşılanmaları toplumumuzda şehit ve gazi ailelerinde infiale sebep olmuştur.Yüreklerimizde tarifi imkansız derin izler bırakmıştır.
Sanki gelenler dağlarda traking yapan turist grubu idi.Bu grup havaî fişeklerle karşılandı.Eski kimliğini,suçunu kabul etmeyen pişmanlık yasasından istifade etmeleri için kendilerine sunulan 221’i ‘Pişman değiliz’ diye red edenlerin, karşılanmasına üzülerek tanık olduk.
Traking yapan bu turist kafilesini(!)bando ve BURSA kılıç kalkan ekibi ile karşılıyamamamız büyük hata idi…Bu affedilmez hatayı yapan BAĞDAKİLERİ DAĞDAKİLER kovmasınlar sonra…
Türk Bayrağının olmadığı karşılama törenlerinde malûm bölücübaşı posterleri ve sözde kendi bayraklarıyla gelen dağdakilerin bu tavırları’DAĞDAN GELDİLER BAĞDAKİNİ KOVDULAR’ atasözünü hatırlatmıyor mu sizlere?...
Bu vatan topraklarını Çanakkale’de cephelerde birlikte savaşıp savunduğumuz,Türk ve Kürdün şehitliklerde yan yana yattıkları unutulmamalıdır.’NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!’diyen Atatürk’ümüzün bu ünlü vecizesini kabullenemeyen vatandaşlarımıza,TC Kimlik belgelerini nasıl ve ne şekilde kabul ettirebiliriz?Bunlar taşıyacakları kimliklerinin ve Türk Bayrağı altında Türkiye Cumhuriyeti’nin değerini bilsinler.Demokratik açılımdan faydalanıp da bunu istismar yollarına giderek PKK üyesi olduklarını açık şekilde beyan edenler,attıkları sloganlar ve kullandıkları bayrak ile bardağı taşıranlar!Kabul gördüğünüz bu hüsn-ü lûtuftan(pişmanlık yasasından) faydalanmak istiyorsanız dönüşünüzü,geleceğe gebe olaylarla provakatif showa dönüştürmeyiniz.Kendinize geliniz!
Size yol haritasını çizenler,yol gösterenler;bu yollar en küçük bir sarsıntıda,şiddetli bir DARBE! ve ağırlıkla çökmesin sonra bazı duble yollar gibi…Bunu bizler de asla arzulamayız.O hâlde kanunların,hukukun gösterdiği yol haritası haritanız olsun.
Sınır girişinde show yapanlar!Sizlere gereğinden fazla tahammül gösterilerek,açılımın kötü yönetilmesinden kaynaklanan,tabiri-i caiz ise tavizler verilerek adeta ‘Hukuka takla attırılmıştır’ Nasıl mı? Hürriyet Gazetesinin değerli yazarlarından Sayın Cüneyt Ülsever’in işte tespitleri: ’yapılan pazarlıklara kulp takabilmek için,adına içtihat dense de hukuka takla attırılmıştır.Zira teslim olanlar arasında bazıları;
1-Açık şekilde PKK üyesi olduklarını beyan etmektedir.Kullanılan bayrak,atılan sloganlar durumu teşvik etmektedir.Kanunlara göre hiçbir suça karışmamış olsa da illegal örgüt üyesi olmak suçtur.
2-Terör örgütü mensupları daha önce suç işlememiş olmak kaydı ile,’Pişman olarak örgütle ilişkilerinizi kesip devlet’e yardımcı da olarak terör örgütü üyesi olmak sıfatı ile işledikleri suçu ortadan kaldırabilir.Ancak onlar pişmanlık yasasından faydalanmak istemediklerini ve PKK’lı olmaktan vazgeçemediklerini ilan etmişlerdir.
‘‘Devlet aygıtına’’Beni kendi hukukuna rağmen olduğum gibi kabul edeceksin!’ Diyerek dayatmışlar ve de başarılı olmuşlardır.Pişmanlık yasasından faydalanmak istemeyen PKK ile organik bağını devam ettirmek de ısrarlı olanlar da ‘Yok sen yine de 221 Pişmanlık yasası’na alındın’ denilerek yeni bir içtihat yaratılmamış.Halbuki mahkemeler içtihat yaratamaz,dolayısıyla hukuka takla attırılmıştır.
Hukuk siyasete mağlup olursa, hukuksuzluk salgın hastalık gibi her yere bulaşır…’
* * * Teşekkürler Sayın ÜLSEVER.
Tarih yazdıklarını iddia edenler(!)İsviçre’de Ermenilerle açılım adı altındaki görüşmeler sonrası yapılan antlaşmalar sonunda kardeş Azerbeycan’ı da gücendirdik.İmza töreninde tarih yazarları,imza atanları değil basında yansıyan fotoğrafta arka plandaki mütebessim çehreli,cin bakışlı USA,Rusya,Fransa temsilcileri;bir sözümüz de size:Bu millet bu toprakları ödünler vererek değil,şehitler vererek almıştır. Bizleri mâlum kişilerin yol haritası ile Orta Doğu hakimiyeti ve menfaatleriniz doğrultusunda kandırarak tahakküm altına alamazsınız.Zira bu milletin içinde topraklarımızın menfaati uğruna canını seve seve verebilecek,muhtaç olduğu kudreti ise;(bizlere verilecek ne füze,ne de modası geçmiş teslim edeceğiniz silahlarda değil)damarlarımızda ki kanda bulanlardanız.Akacak kandan yana değiliz.Ancak ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesini benimseyen bizler;haddini bilmeyenler ile haddini aşanları icabında bu yolda akıtacağımız kanla boğacağımızdan da kimsenin şüphesi olmasın.Çanakkale’de bunun tarihini yazanlar,atalarımızın neslini devam ettirenler olarak tarihin tekerrür etmemesini dileyelim.Türk-Kürt, birlikte müdaafasını yaptığımız bu vatan topraklarımızda Kürt sorunu diye bir sorunumuz yoktur,sorunumuzun pkk Terör Örgütü olduğu unutulmamalıdır!Savaşın en ağır yükünü asker çeker ve asker bilir ki savaşın sonunu daima ölüler görür. Niyetimiz her zaman için barıştan yanadır.
Açılım mı? Kapalım mı? Neyin nesi olduğu anlaşılamayan,anlatılamayan bu konu partiler üstü ve MGK’da yapılacak görüşmelerle asgari müşterekte birleşilerek tam bağımsızlık ilkesi ile milletimizin sağduyusu doğrultusunda kararlar alınmalıdır.Böylece alınan kararları hukuk çerçevesi içerisinde uygulatmak Devlet’imizin saygınlığını (maalesef teröristin ayağına giden yargının da bürökratın da) genelde hukukun saygınlığınıda koruyacaktır.
Tahsin ATAİZİ 28/10/2009
|